18 Kasım, Cumartesi


ABD ve Kürtlerin işbirliği umudu tükendi mi?

Analitik Merkez

A- A A+

25 Eylül bağımsızlık referandumunun ardından Kerkük'ün kontrolünü kaybeden ve Barzani'nin istifasına tanıklık eden IKBY halkı, ABD'ye öfkeli. Peki Washington'a güvenmeyeceklerini söyleyen bölge halkı ve ABD'nin iş birliği umudu tamamen çöpe mi gitti? Bölge halkı görüşlerini; uzman, siyasetçi ve gazeteciler analizlerini Sputnik'e aktardı.

25 Eylül'de Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) tarafından gerçekleştirilen bağımsızlık referandumunun ardından Washington'ın, kendi desteğiyle ‘tartışmalı bölge' statüsü kazandırdığı petrol zengini Kerkük'ün Irak ordusu tarafından kontrol altına alınması karşısında sessiz kalmasının bölgedeki yankıları sürüyor. Geçen hafta, Eski Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesud Barzani, referandum sonrası ABD'nin tutumundan dolayı yaşadığı hayal kırıklığını ifade ettiği konuşmasında Rusya'ya yakınlaşma mesajı verdi. Barzani, referanduma Rusya'nın pozitif baktığını ifade ederek, "Belki de Ruslar ABD'den daha iyi bir dost olabilirler" ifadelerini kullanmıştı. Barzani'nin ABD'ye yönelik sitem dolu bu sözleri, gözleri IKBY halkına çevirdi. Sputnik, IKBY halkı, siyasetçileri ve gazetecilerine Irak ordusu ve Şii milisler Haşdi Şabi'nin Kerkük'e yönelik saldırısı karşısında sessiz kalan Washington'ın Kürtlere yönelik politikalarına halen güvenip güvenmediklerini sordu.

‘IKBY HALKI ABD'YE DEĞİL RUSYA'YA GÜVENİYOR'

Sputnik'e konuşan isimlerden ilki Kürt gazeteci Zeynep Sindi oldu. Rusya'nın güvenilir bir devlet olduğunu ancak ABD için aynı şeyin geçerli olmadığını savunan Sindi "Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya ile Kürtler arasında eski bir ilişki olduğunu ve bozulamayacağını söyledi. Barzani, Rusya'nın politikasına güvenirken, ABD'ninkine güvenmiyor. Irak Kürdistan'ı 2003 yılında Irak savaşı ve terörle mücadele sırasında ABD'nin stratejik partneriydi, ancak şimdi bu zor zamanlarda Erbil, üç ülkenin ekonomi ablukasıyla karşı karşıyayken, Rusya kendini gösterip bu ablukayı kırmayı ve Kürdistan'la ekonomi alanında anlaşmalar imzalamayı istedi" ifadelerini kullandı.

Sputnik'e konuşan bir diğer isim de Süleymaniye'de yaşayan öğretmen Burhan Rauf oldu. Rusya'nın ABD'ye kıyasla bölgedeki gücünün çok daha büyük olduğuna inandığını söyleyen Rauf "Bugün Ortadoğu fırtınalı ve zor bir dönemden geçiyor. Kürt politikacıların çöküşün bir parçası olmamak için aklıselim göstermesi önemli. Bölgenin birçok kısmı ABD'nin kontrolünde, özellikle de Irak ve Kürt Bölgesi. Ancak Rusya'nın Kürdistan Bölgesi'ne, referanduma ve Kürtlerin haklarına yönelik yaklaşımı saygı duyulur cinsten ve değerli. Irak Kürdistanı'nın Rusya ile gereken düzeyde ilişkileri olmasa da, Moskova Kürdistan Bölgesi'ne çok yardım edebilir. Rusya ayrıca İran'a baskı yaparak bölgeyi sarsma gücüne de sahip" dedi.

Erbilli kasap Saman Muhammed ise "ABD, daha önce birçok kez Kürt halkına yardım etti, ancak referandumdan sonra Kürdistan'a yönelik tavrı aynı olmadı. Rusya'nın tavrı daha iyiydi. Rus yetkililer Kürt halkının iradesine saygı duyduklarını söyledi. Kürtler için bu sözler çok önemliydi" dedi.

‘ABD KERKÜK SALDIRISINA MÜDAHİL BİLE OLMUŞ OLABİLİR'

Kürdistan Demokrat Partili (KDP) Irak milletvekili Ardelan Muhammed ise "Sayın Barzani, son açıklamasında Washington'ın Irak ordusu, ABD yapımı silahlar kullanarak Peşmerge güçlerine saldırırken sessiz kaldığını açıkça söyledi. Evet, Rusya ile stratejik çıkarlarımız yoktu, ancak Rusya'nın Kürtler konusundaki tavrı daha dostaneydi. Barzani bu nedenle Rusya'nın tutumunu övüp, Erbil'in gelecekte Rusya ile ilişkileri güçlendirmesini umduğunu söyledi" yorumunda bulundu.

Erbil sakini Habil Hidir "Barzani'nin bu ifadeleri kullanmasının nedeni ABD'nin dost olmadığını göstermesi. Özellikle de Kerkük'ün ve diğer tartışmalı bölgelerin alınmasından sonra. Erbil'in, Ortadoğu'da büyük rol oynayan Rusya ile sağlam ilişkiler kurması gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Kürt yazar Salih Tayro da Barzani'nin ifadeleriyle ilgili "İnsanlığa karşı bir tehdit olan IŞİD'e karşı savaşta başından beri üç yıl boyunca Peşmerge güçleri ABD öncülüğündeki koalisyonla omuz omuza savaştı. Ancak ABD'nin tavrı 16 Ekim'den sonra değişti. Belki de Irak güçleri Kürdistan'a ABD ile birlikte saldırdı. ABD'nin Kürt halkının isteklerini anlamadığı açıkça belli oldu. Rusya'nın politikası da olumlu oldu. Rusya, Kürtlerin haklarına saygı duyduklarını gösterdi" açıklamasını yaptı.

‘KÜRTLER, ABD'NİN ÇIKARLARINI ÜSTÜN TUTTUĞUNU GÖZ ARDI ETTİ'

Dohuk Üniversitesi öğrencisi Sipel Kürdistani ise "En başından beri ABD'nin tavrı ile ilgili şüphelerim vardı. Zira referandumun gerçekleştirilmesinden sonra ABD'nin tutumu bölge ülkelerinin çıkarlarını karşılıyordu" ifadelerini kullandı.

Almanya'nın başkenti Berlin'de yaşayan Kürt gazeteci Sarkaut Hidir'in açıklamaları da şöyle oldu:

"Barzani'nin ABD ziyareti, ABD'li yetkililerin Barzani'ye yaptığı iade-i ziyaretler, IŞİD'le mücadelenin başlaması ve koalisyon güçlerinin Kürdistan Bölgesi'ne verdiği destek Kürtlerin hoşuna gitmişti. Kürtler, Barzani iktidarı döneminin başladığından emindi. Ancak büyük güçlerin çıkarlarının her zaman başkalarınınkinden üstün olduğunu anlamadılar. Barzani de Irak, İran ve Türkiye karşısında gücünün sınırlı kaldığını hesaba katmadı. Referandumdan sonra Barzani kontrolündeki güçler Irak ordusunun hücumuna dayanamadı. Barzani, ABD'ye karşı güvenini kaybetti ve Rusya'ya yönelip ilişkilerin gözden geçirilmesini söyledi. Ancak burada akıllara gelen bir soru var: Rusya, Barzani'nin stratejisini destekliyor mu? Barzani bu desteği alabilir mi? Bunu zaman gösterecek.

KÜRTLERLE ABD'NİN GÜVEN İLİŞKİSİ BİR DAHA ONARILAMAZ DURUMDA MI?

Sputnik'e konuşan isimler referandum öncesinde de ABD'ye yönelik güvenlerinin olmadığında ve ABD'den çok Rusya'nın bölge üzerinde nüfuzu olduğu fikrinde buluştu. Peki, IKBY halkının bu tutumu şaşırtıcı mı? Sputnik'e konuşan ve bölge halkının yorumlarını değerlendiren Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi (ORSAM) Irak uzmanlarından Bilgay Duman'a göre IKBY halkının ABD'den artık herhangi bir şekilde destek beklemedikleri herhangi bir ittifakın gerçekliğine inanmadıkları yönündeki görüşleri şaşırtıcı ve beklenmedik olmaktan çok uzak olsa da halkın bu tutumu değişmeye mahkum.

IKBY'nin başından beri ABD'nin desteğiyle ayakta durduğuna işaret eden Duman "ABD'nin referandum sonrasındaki tavrı bölgeyi olumsuz yönde etkiledi. Ancak sadece 2003'ten itibaren değil, 1990'lardan itibaren Irak'ın kuzeyindeki o yapıyı kuran, büyüten ve destekleyen de ABD'nin ta kendisiydi. IKBY halkı Amerika'nın desteği olmadan bu yapının korunması veya bağımsız devlet hayallerini gerçekleşmeyeceğinin farkında. Her ne kadar şu an Amerika'ya karşı böyle bir tavır olsa da, önümüzdeki süreçte bu güven ilişkisi yeniden kurulmak zorunda. Çünkü ABD'nin desteği olmadan süreçte ilerlemez" dedi.

ABD'nin Barzani'ye yönelik desteğini çekmesinin, bölgede İran'ın güçlenmesine karşıt bir hamle olduğuna işaret eden Duman "Barzani, Amerika'nın ciddiyetini anlamadı. ABD, Suriye'ye öncelik vermek isterken; Barzani bunun tam tersini yaptı. ABD'nin bir yandan da hem İran hem de Irak iç politikasında denge kurma arayışı sürüyor. Önümüzdeki süreçteki seçimlerden Nuri el Maliki ve Haşdi Şabi yanlısı yapılar çok güçlü şekilde ayakta duruyorlar. Haydar el-Abadi'nin başbakanlığının en büyük destekçisi ABD'ydi. Kısacası, ABD bölgeyi yeniden İran'ın eline kaptırmak istemiyor. Mesud Barzani bölgedeki dengeyi bozabilecek bir adım atmış olsa da ben ABD'nin 30 yıldır yaptığı yatırımı iki gün gibi sürede tamamen bitireceğini sanmıyorum ifadelerini kullandı.

 

Elif Sudagezer/Sputnik

EurasiaDiary © İçeriğin yayınlanması için hiperlink kullanılmalı.

Bizi takip edin:
Twitter: @EurasiaTurk
Facebook: EurasiaTurkiye


loading...