18 Ağustos, Cuma


Namik Aliyev: "Bu belgeler o dönemin karanlık sayfalarını aydınlatıyor" - Özel

Röportaj

A- A A+

Diplomat, Azerbaycan'ın Gürcistan (2006-2011) ve Moldova'dakı (2011-2016) Büyükelçisi, hukuk profesörü Namik Aliyev, Kafkasya'nın tarihini aydınlatan tarihi belge, ayrıca, Dağlık Karabağ sorununda "Ermenistan - Azerbaycan Barış Platformu" konusunda Eurasia Diary'e özel röportaj verdi.

Eurasia Diary: Biz biliyoruz ki, siz İran'da Salmastra yakınlarında yaşayan Nestorian-Ermenilerin Rusya'nın kayyumuluğunu ve onunla birlikte İran'a karşı çıkma isteğini yansıtan Tiflis askeri belgesini elde ettisiniz. Bu tarihi belgeyi siz nasıl elde ettiniz?

Namik Aliyev: Tiflis'te çalıştığımız zaman bizim bilim adamları, tarihçiler, insani bilim dallarının temsilcileri ile çok iyi ilişkilerimiz oluştu. Benim Tiflis ulusal arşivinde çalışma imkanım oldu. Tabii ki, bu süreçte benim çok sayıda belgeyle tanışma imkanım oldu, onların arasında da Ermeni tüccarı Anton Grikurov'un Rusya ile işbirliği ve kayyumluğunu kabul etmek konusunda memorandum da vardı. Bu belge önem arz ediyor. İlk olarak, o 19. yüzyıla, tam olarak 1824 yılına aittir. Bu belgeler Azerbaycan hanlıklarının Rusya'nın hakimiyeti altına geçmesini, onların Rusya ve İran arasında nasıl bölündüğünü ve genelde bu önemli tarihi dönemde ne olduğunu aydınlatıyor.

Eurasia Diary: Bu belgenin tarihi önemi nedir?

Namik Aliyev: Belirttiğim gibi, bu belge Ermenilerin Rusya'ya hizmet etmek niyetini, bizim her zaman dünyaya ispat emek istediğimiz amacını teyit etmektedir. Örneğin, metnin kendisinde Tiflis valisine başvurarak Grikurov, Rusya'ya Osmanlı ve İran devletlerinin onlara gösterdiği saygıyı koyacağı takdirte ona hizmet etmeye hazır olduğunu gösterecektir. Eğer fikir verirseniz görersiz ki, onların koşulları değişmedi, onlar Rusya'da yaşayarak ondan yararlanmak ve Azerbaycan topraklarını benimsemek ve gelecekte orada yerleşmek için Rusya'nın çıkarlarına hizmet etmeye hazırlar.

Eurasia Diary: Bu belge bazı tarihçilerin yalan bilgilerini ifşa etmekte yardımcı olabilir mi?

Namiq Aliyev: Kuşkusuz. Burada Grikurovun kendisi açıkça valiye başvurarak ona "... Azerbaycan'ın işgal edilmesinde başarı" diliyor.

Eurasia Diary: Sayın Aliyev, uzun süre diplomat ve yazarlıkla uğraşan bir insan olarak sizin Dağlık Karabağ çatışmasının çözülmesi süreciyle ilgili fikrinizi bilmek isterdik.Sizce görüşmeler süreci neden uzanıyor?

Namik Aliyev: Burada her şey açıktır. Bir kaç önemli etken mevcut. İlk önce, mantıksal olarak barış yoluyla çözülmesi ve işgal altındaki toprakların kurtarılması ile sonlanmalıdır olan süreçte Ermeni tarafı barış görüşmelerine gitmiyor. Bu durumda sorunu çözmek için taraflardan biri aracıya başvuruyor ve uluslararası kamuoyu uyuşmazlığı çözmek için ölçü almalı olur. Bu misyonuAGİT Minsk Grubu üstlendi ve pratik olarak 25 senedir bu konuyla uğraşıyor, ama ne yazık ki, henüz bir sonuca varamadılar.

Ne için gösterilen çabalar faydasız? Çünkü Azerbaycan barışçıl çözüme hazır. Cumhurbaşkanı defalarca konunun askeri güç kullanmadan çözümü için tüm çabaların gösterildiğini açıkladı. Ben İlham Aliyev kadar bir konuda bu kadar sabır, bilgelik gösteren ikinci bir cumhurbaşkanı görmedim.

Biz kendi barış çabalarımızı nasıl göstermeliyiz? Çünkü bu uzun süre böyle devam edemez. Bakın, sorunu çözmek için onun anahtarını bulmak gerekir. Hastalığı teşhis koymadan tedavi etmek olmaz. Aynı şekilde mahiyetini bilmeden sorunun nedenini söylenemez. Bu yüzden de Minsk Grubu ve bununla uğraşanlar onu idare edemiyorlar.

Öncelikle olaylar hukuki değer vermek gerekir. Onlar şeyleri kendi adıyla adlandırmalıdırlar: Burada saldırgan ve işgal faktörü var. Uzun vadeli barışı sağlamak için, SSCB dağıldıktan sonra eski Sovyet ülkeleri ve uluslararası kamuoyu tarafından tanınan, çatışmadan önceki idari sınırlara dönmek gerekir.

Sadece o sınırları dikkate alarak sorunun çözümünü başlatmak mümkündür. Ermeni askerleri Azerbaycan topraklarında oldukları sürece hiç bir çözümden söz edemeyiz.

Saldırgan işgal ettiği toprakları qaytarmalidir, bu yegane adil karar olabilirdi. Eğer sorunun nedeni ve sonucu giderilmezse barışçıl çözüm seçeneğinden konuşmak anlamsızdır, çünkü nedeni anlamadan, uyuşmazlığın çözülmesi uzun çekemez ve kısa zamanda yeniden bozulabilir. Uluslararası kamuoyu anlıyor ki, sorunun siyasi yolla çözümü için istek olmalıdır.

Eurasia Diary: Kültür çalışanlarının girişimiyle, iki ülkenin -Azerbaycan ve Ermenistan kamuoyunun temsilcileri birkaç aydır ki, Ermenistan ve Azerbaycan Barış Platformu'nun yardımıyla barış fikrini yayıp.

Bana sizin bu platformun öncelikleri ile ilgili fikirleriniz ilginçtir. Bu platform istenen sonucu elde edebilir mi?

Namik Aliyev: Sanırım, Ermeni camiası anlıyor ki, durum böyle devam edemez. Eskiden insanlar bunu kabul etmeye korkuyorlardı, ama şimdi bu problemden konuşmaya başlayan, düzenli olarak bu platforma katılarak onu genişleten yeni neslin yetiştiği başka dönemdir.

Bu Karabağ sorununun özünü anlayan bilinçli insanların sağlıklı ve yeterli konumudur. Bu savaşı istemeyen, sürekli barışı arzulayan insanların tutumudur. Meselenin mevcut durumunun korunup saklanmasını isteyenler barışı isteyemez. Buna ise değişiklikler yapmadan ulaşmak olmaz, ki, bu Ermenistan için doğru adım olacaktır. Bu platforma tarihçilerin, siyasetçilerin ve sosyal militanların katılması da çok önemlidir. Bu şekilde onlar onun konumunu güçlendirmiş olacak.

Bu çifte standartlardan yoksun, sağlıklı güçlerin sorunun barış yolu ile çözümüne çalışacakları anlamına gelir.

Maalesef, zamanımız tükeniyor, ve 25 yıl az bir süre değil, ve bu süre barışın lehine işlemiyor. Diplomatlar kamuoyunun gücünün artırılmasını ve barış çabalarının sonunda meyve vermesini istiyor.

 

EurasiaDiary © İçeriğin yayınlanması için hiperlink kullanılmalı.

Bizi takip edin:
Twitter: @EurasiaTurk
Facebook: EurasiaTurkiye


loading...