25 Eylül, Pazartesi


Dr. Fehmi Gürdallı: Kuzey Kore bu krizde Çin'i kaybetmekle çok büyük zarara uğrayabilir - ÖZEL

Röportaj

A- A A+
Eurasia Diary haber sitesi, son aylarda gündemin en önemli konularından olan Kuzey Kore-ABD gerginliğiyle ilgili Habertürk TV Dış Haberler Müdürü Dr. Fehmi Gürdallı ile özel mülakat gerçekleştirdi. Gürdallı, Kuzey Kore'nin son hidrojen bombası testini, gerginliğin hangi düzeyde devam edebileceğini ve tarafların atacağı olası adımları Eurasia Diary için değerlendirdi. İşte o mülakat:
 
Eurasia Diary: Kuzey Kore-ABD gerginliği gündemi yaklaşık bir aydır meşgul eden bir numaralı konu. Aslında, olaylar Kuzey Kore'nin, Guam'ı vurma planını ertelemesiyle sakinleşmişti. Peki, nasıl oldu da son günlerde Kuzey Kore gündemi yeniden alevlendi? Kuzey Kore'nin son hidrojen bombası testinin ana nedeni neydi?
 
Fehmi Gürdallı: Kuzey Kore "kapalı kutu" bir ülke.  Bu ülkede öngörülemeyen işler yapan bir yönetim ve kaç nesildir büyük bir dram yaşayan halk var.  Kuzey Kore'nin 25 milyonluk nüfusunu bu gerçeklikten kopuk, yapay dünyada muhafaza edebilmesi için kahramanlık hikayelerine, gösterişlere ve düşmanlara ihtiyacı var.  Son yapılan nükleer deneme de bunun bir sonucu.  Dünyaya, ABD'ye, Güney Kore'ye, Japonya'ya meydan okuyan bir ülke olduklarını göstermek istiyorlar.  Birçok kapalı ülke gibi, ekonomik değil askeri başarıya odaklanmış durumda.  Diktatörlükle yönetilen birçok ülkede olduğu gibi, Kuzey Kore liderliği de, askeri gerginliğin veya sınırlı bir çatışmanın kendi ömrünü uzatacağını düşünüyor..
 
Eurasia Diary: Kuzey Kore lideri Kim Jong-un'u çılgın kararlar veren biri olarak biliyoruz. Sizce, Kuzey Kore'nin yürüttüğü bu siyaset akıllıca planlanan bir strateji mi, yoksa bu ülke Pasifik'in keyfi kararlar veren şımarık çocuğu mu?
 
Fehmi Gürdallı: Kuzey Kore lideri, gerek kendi halkı gerekse uluslararası toplum açısından bakarsak tamamen keyfi kararlar veren  biri.  Üstelik, son dönemde attığı adımlarla Çin gibi en yakın dostlarını da kaybetmek üzere.  Bu yaşanan krizde Çin'i kaybetmekle çok büyük zarara da uğrayabilir. ABD için olmasa bile bölge ülkeleri, özellikle de Güney Kore ve Japonya için davranışları öngörülemeyen tehlikeli bir lider.  Dünyada başka davranışları öngörülemeyen liderler de var.  Ancak Kim Jong-un'u diğerlerinden ayıran, nükleer güce, dolayısıyla bir anda milyonlarca kişinin hayatını kabusa çevirebilecek kabiliyete sahip olması. 
 
Eurasia Diary: Son günlerde yaşanan gerginlikle ilgili ABD Savunma Bakanı Mattis ve ABD'nin BMGK temsilcisi Nikki Halley, Kuzey Kore'nin olası füze fırlatımına sert şekilde karşılık vereceklerini belirttiler. SizceKuzey Kore'nin Güney Kore veya ABD topraklarına füze fırlatma ihtimali var mı? Böyle bir adım atarsa ABD nasıl tepki verir? Diğer taraftan, ABD'nin füze fırlatımından önceden haberdar olup harekete geçme imkanı var mı?
 
Fehmi Gürdallı: Kuzey Kore'nin ABD'yi vurma yeteneğine sahip olup olmadığı net değil.  Ama bu zayıf bir olasılık olarak görülüyor.  Gerçekleşse bile, ABD'ye gönderilecek füzenin hava savunma sistemleriyle yok edilmesi güçlü bir olasılık. Dolayısıyla en büyük tehdit şu anda ABD için değil, Güney Kore ve Japonya gibi ülkeler için. Washington ile Pyongyang arasındaki gerilim bir sıcak savaşa/operasyona dönüşecekse en güçlü olasılık ABD'nin önleyici vuruş yapmasıdır.  ABD'nin, olası bir saldırı öncesinde,  belirlenen stratejik önemdeki 20 kadar tesisi vurarak Kuzey Kore'ye hareket şansı tanımaması, kanımca önümüzdeki en güçlü askeri senaryodur. Kuzey Kore, uluslararası toplumu füze denemeleri ve nükleer denemelerle tedirgin ederek, bu senaryoyu uygulaması konusunda  ABD'nin elini kolaylaştırmaktadır.  Kuzey Kore, olası bir ABD saldırısı halinde dahi, Çin dahil yanında hiçbir ülkenin desteğini bulamayacaktır. 
 
Eurasia Diary: Ortalığı sakinleştirmek için ne türlü adımlar atılmalı?
 
Fehmi Gürdallı: Savaş tamtamlarının susması için birilerinin devreye girmesi gerekiyor.  İsviçre bir arabuluculuk rolüne üstlendi.  Bu Çin de olabilir, ama Pekin yönetimi şimdiye de çok fazla dahil olmaya çalışmadı. Dolaylı da olsa bir iletişim kanalı açılmalı.  Kuzey Kore denemelerine son verirken, ABD de askeri müdahale söylemlerini bırakmalı.  Yüksek tansiyonun normale dönmesinin ardından da, gerilimin yine tırmanmaması için BM şemsiyesi altında daha kapsamlı bir görüşme süreci başlatılmalı.   Ancak son aylarda yaşanan gelişmeler dikkate alındığında, gerilimi azaltacak uzun soluklu bir diplomatik girişimin başarı şansı yüksek görünmüyor. 

Röportaj: Mirali Mirhaşimli

 

EurasiaDiary © İçeriğin yayınlanması için hiperlink kullanılmalı.

Bizi takip edin:
Twitter: @EurasiaTurk
Facebook: EurasiaTurkiye


loading...