29 Haziran, Perşembe


"Suriye’de insanlık tarihinin en büyük krizlerinden biri yaşanıyor" - Abdurrahman Mustafa

Röportaj

A- A A+

Suriye Türkmen Meclisi Başkanı Abdurrahman Mustafa Suriye krizi konusunda Avrasya Günlüğü’ne bir mülakat verdi.

Suriye barış görüşmelerinin bir önemi var mı?

Suriye Türkmen Meclisi olarak prensiplerimiz çerçevesinde Suriye’deki savaşın sona erdirilmesine ilişkin sürdürülen uluslararası sürece destek veriyoruz. Ancak maalesef şu ana kadar bu noktada uygulanabilir ve sürdürülebilir bir irade ortaya konulmuş değil.

Tüm belirsizliklere ve çeşitli odaklardan gelen engelleme çabalarına rağmen, Suriye halkının iradesini tam anlamıyla ortaya koyacak, masum insanların ölümüne neden olan bombardımanların durdurulmasını sağlayacak, Suriye Türkmenleri’nin talep ettiği hakları gözetecek, Suriye’nin geleceğinde Esad Rejimi ve Baas Sistemi’nin yer almayacağını garanti edecek bir Barış süreci istiyoruz.

Ancak benim de katıldığım Cenevre görüşmelerinde barış yönünde herhangi bir adımı atılmadı. Müzakereden önce hayata geçirilmesi gereken kararlar vardı. Ablukaların kalkması, sivillere yönelik bombardımanın durdurulması ve tutukluların serbest bırakılması gerekiyordu. Ancak Cenevre sürerken tam tersi uygulamalar ortaya çıktı. BM ve uluslararası toplum bu kararları uygulatamadı. Katliamlara seyirci kalındı ve bu duruma gelindi.

Rusya ve ABD gibi büyük güçlerin bu sorunda bulunması Suriye krizini nasıl etkiliyor?

Suriye’de 5 yıl önce halkın demokratik talepler ile, barışçıl gösteriler ile “hak, adalet, özgürlük” isyanı bugün artık bambaşka bir noktaya taşınmış durumda. Suriye gelinen noktada “küresel mücadele” alanına dönüştürüldü. Küresel güç odakları kozlarını Suriye’de paylaşıyorlar. Böyle bir ortamda asıl zararı masum siviller görüyor. Rusya, 30 Eylül’den bu yana İŞİD bahanesi ile Suriye’yi bombalıyor. ABD ve genel anlamda Batı’nın tutumu belirsizliklerle dolu. Suriye’de kan akmaya, insanlar can korkusuyla evlerini terk etmeye devam ediyor.

Suriye'deki  Türkmenlerin de cihatçılarla birlikte hareket ettiği doğru mu?

Biz Suriye Türkmenleri olarak her anlamda ılımlı bir sosyolojik yapıya sahibiz. Ne dini, ne kültürel ne de fikirsel dünyamızda aşırılık yoktur. Suriye’deki Türkmen bölgelerinde bin yıllık topraklarını müdafaa etmeye çalışan birliklerimiz Türkmen gençlerimizden, bizim çocuklarımızdan oluşmaktadır. Bu konuda oluşturulmaya çalışılan algı maksatlıdır.

Türkiye Türkmenlere neden destek veriyor?

Türkiye sadece biz Türkmenlere değil tüm mazlum Suriye halkına destek vermektedir. Mazlum Suriye halkına gerçek anlamda destek veren, insani yardım konusunda tüm kaynaklarını seferber eden bir Türkiye var. Mazlumun yanında olmak Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin geleneğinde ve Türk milletinin kültüründe vardır. Ayrıca Türkiye ve Suriye Türkmenleri ortak tarih, kültür ve dil bağlarına sahiptir.

Türkiye Türkmenlere sadece silah ve lojistik destek mi veriyor?

Türkiye, Suriye Türkmenleri’ne ve Suriye halkına her konuda özellikle de siyasi ve insani yardım konularında destek vermektedir.

Suriye'de PYD'nin  rolü tam olarak  nedir?

PYD, İŞİD gibi Suriye’nin toprak bütünlüğünü bozmaya , Suriye halkının haklı mücadelesine engel olmaya çalışan karanlık yapılardır. Suriye’de büyük bir “hesaplaşma oyunu” oynanıyor. PYD ve İŞİD ise bu oyunun piyonlarıdır. Özellikle PYD, bugün oluşturmaya çalıştığı “kürt koridoru” ile bu oyuna hizmet etmektedir. Suriye Devrimi’nin düşmanları ile ortak müşterekleri vardır ve Rejim ile işbirliği içindedir.

5 yıldır “Esad gidicek, Esad gidicek” diye söyleniyor , ancak Esad hala Suriye'de. Bu başarısızlığın nedeni kim?

Esad er ya da geç gidecektir. Kendi halkına zulmeden, katleden bir rejim Suriye’nin geleceğinde yer alamaz. Esad’ın kalmasını isteyen ve bu yönde hareket eden küresel odaklar amaçlarına ulaşamayacaklardır. Suriye halkı haklı mücadelesinde sonuna kadar devam edecektir.

Şu anda Suriye'de insani durumu nasıl özetleye bilirsiniz?

Suriye’de insanlık tarihinin en büyük krizlerinden biri yaşanıyor. 400 bin insan hayatını kaybetti. Yüzbinlerce insan rejimin hapishanelerinde işkence görüyor. 10 milyon Suriye’li yaşadığı yeri terketmek zorunda kaldı. Milyonlarca insan evsiz. Çoğu kadın ve çocuk yarım milyon Suriyeli abluka altında açlıkla, sefaletle mücadele ediyor. Rus destekli rejim bombardımanı aralıksız olarak sivil yerleşimlere bomba yağdırıyor; İran ve Hizbullah milisleri karadan ilerlemeye çalışıyor, sivil insanları hedef alıyor; yeni bir göç dalgası söz konusu ki bu yeni dalgada zorunlu olarak göç edecek insanların çoğu Türkmendir. Kısacası ölüm, tehcir, abluka, açlık ile özetlenebilecek bir insani kriz var Suriye’de.

Tony Blair Seddam Huseyin'e olan saldırı sonucunda Irak'ta silah tahribatıyla ilgili hiç bir şey bulamadıkları için uluslararası toplumdan  özür diledi.  Esad sorununun sonu ne olacak?

Yüzbinlerce Suriyeli’nin katili olan, kendi ülkesini tarumar eden zalim bir diktatör olan Esad Rejimi’nin Suriye’nin geleceğinde yeri yoktur. İfade ettiğim gibi Suriye’deki savaşı kendi çıkarları için sabote eden karanlık odaklar emellerine ulaşamayacaklardır. Esad ve Baas Rejimi’nin Suriye’nin geleceğinde yeri olmayacaktır. Yıllar sonra uluslararası camia Suriye halkından özür dilemek zorunda kalacaktır.

 Siz konuşmanızda Rusya'nın Suriye'de hayatını kaybeten insanların yarısından sorumlu olduğunu söylediniz. Peki, diğer yarısından kim sorunlu? Hangi koalisyon ve ya taraf ?

Esad Rejimi ve müttefikleri olan Rusya, İran, Hizbullah milisleri ve Rejim’e destek veren; İŞİD ve PYD gibi rejime hizmet eden her kim varsa Suriye halkının katilleri onlardır.

Esad'ın komutası altında kitle imha silahlarının olduğunu düşünüyormusuz?

Esad ve müttefikleri Suriye halkına çeşitli silah ve bombalarla saldırmaktalar. Her türlü silah ve mühimmat üzerimizde deneniyor. Nitekim, Rejim’in Türkmen bölgelerine attığı bombalar arasında yasaklı Napalm bombaları vardır. Ayrıca BM kimyasal silah denetçileri 2013 yılında Rejim’in Şam’ın Guta bölgesine bağlı Zamalka, Ayn Tarma ve Muadhamiye'nin batı mahallerine sarin gazı ile saldırdığını doğrulamıştı.

Dünya Esad'a karşı birleşti. Esad rejiminin problemi nedir?

Tüm dünya Esad’a karşı birleşmedi. Bilakis Esad’a destek veren süper güç Rusya ve İran varken bunu söylemek mümkün değildir.

Esad ise “kişisel egemenliğini muhafaza” etmek için kendi halkına acımasızca yöntemler kullanmaktadır. Bu çerçevede küresel ve bölgesel çıkarlar noktasında kendisi ile ortak paydada olan devlet ve/veya devlet dışı aktörlerle ortak hareket etmektedir. Durum bundan ibarettir.

Suriye'nin gelecekte barışı ve dengeni sağlamasını nasıl görüyorsunuz? Öte yandan, Esad'ın geleceği nasıl olucak?

Rusya, Suriye halkını bombalamaya devam ettiği sürece Cenevre görüşmeleri ertelenecek. Siyasi müzakerede iyi niyet göstergesi olmazsa bir çözüm ortaya çıkmaz. Bir taraftan Rejim ve destekçisi İran-Rusya, bir taraftan IŞİD, bir taraftan da PYD Suriye muhalefetini bitirmeye çalışıyor. Savaş değil muhalifler bitirilmek isteniyor. Savaşın bedelini ise Suriye halkı çok ağır bir şekilde ödüyor.

Yapılması gereken çok açık ve net. Suriye halkının iradesini tam anlamıyla ortaya koyacak, masum insanların ölümüne neden olan bombardımanların durdurulmasını sağlayacak, ablukaları kaldıracak, Suriye’nin geleceğinde Esad Rejimi ve Baas Sistemi’nin yer almayacağını garanti edecek bir Barış sürecinin bir an önce tesis edilmesi gerekmektedir.

Muhabir: Fazilat Samadova

 

EurasiaDiary © İçeriğin yayınlanması için hiperlink kullanılmalı.

Bizi takip edin:
Twitter: @EurasiaTurk
Facebook: EurasiaTurkiye


loading...