18 Ekim, Çarşamba


Theresa May`in Fransa ziyareti gelecek için ne umut vaat ediyor? - ÖZEL

Uzman görüşü

A- A A+

Foto: Guardian

Paris Üniversitesi Diplomatik ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Kültürel Diplomasi Kürsü Başkanı Doç. Dr. Naciye Selin Şenocak, İngiltere Başbakanı Theresa May'in Fransa ziyaretini Eurasia Diary için değerlendirdi. İşte o açıklamalar:

İngiltere Başbakanı Theresa May, Fransa’ya  13 Haziran 2017 tarihli ilk resmi ziyaretinde, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile birlikte öncelikli olarak Brexit ve terörizmle mücadele konularını ele aldı. Fransa Cumhurbaşkanı Macron, İngiltere’de 9 haziran tarihinde yapılan, Theresa May öncülüğündeki Muhafazakar Parti’nin başarısızlığını bir fırsat olarak görüp Brexit müzakerelerinin durdurulması için teklifte bulunsa da  İngiltere Başbakanı May, halkın iradesine karşı çıkmayacaklarını ve artık Brexit konusunda geri adım atmayacaklarını tekrarladı. 

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron,  Brexit’ten sonra  AB’nin yeniden siyasi ve ekonomik olarak güçlenmesini Fransa’nın dış politikasında önceliği olarak belirledi. AB liderlerini umutlandıran İngiltere'deki seçim sonuçlarının Theresa May'in AB karşıtı söylemi ve sert Brexit anlayışının reddiyesi olarak yorumlanmaktadır. İngiltere'nin daha yumuşak bir Brexit ve daha fazla işbirliği isteyebileceğine umut edenler var.  İngiltere ise bütçeye en fazla katkı veren ülkeler arasındaydı. Brexit’le birlikte AB'de ekonomik dengeler de değişiklik gösterecek, Almanya ve Fransa gibi ülkelerin yükümlülükleri artacak. Bunun beraberinde, İngiltere ’de yaşayan Avupalı göçmenlerin ve  Avrupa'da yaşayan İngiliz göçmenlerin durumu, ticaret ve gümrük anlaşmalarının AB ile hukuksal uyumu ve uygulanması taraflar arasında zorlu geçecek müzakere başlıkları arasında yer almaktadır.

Doç. Dr. Naciye Selin Şenocak

Brexit, AB’nin imajını ve istikrarını büyük ölçüde zedelemiştir. 28 ülkeli AB artık kendini yönetemez halde ve ulusal çıkarlar AB çıkarlarıyla çatışma göstermektedir. Avrupa’da baş gösteren göçmen krizinin yönetiminde fikir ayrılıkları ,  uluslararası terörizmle mücadele konusunda yetersizlikler, üye ülkelerdeki sosyo-ekonomik krizler, issizlik oranının yükselmesi üye ülkeler arasında fikir ayrılıklarına ve diplomatik krizlere neden olmaktadır. Brexit’in domino etkisi yapmasından endişe eden AB liderleri bu konuda yaptırım olacak katı önlemler almak istemektedirler.  Fransa Cumhurbaşkanı Macron, daha önce Brexit'i bir suç olarak tanımlamış ve kaybedenin İngiltere olacağını söylemişti. Fransa Cumhurbaşkanı, İngiltere'nin Brexit'in bedelini ödemesini ve böylece AB'yi terk etmenin bir bedeli olduğunu gösterip AB’de bulunan diğer ülkelere ibret olmasını, bu vesileyle Brexit’le istikrarı sarsılan AB'nin imajını ve birliğini korumak istiyor.

Brexit konusu AB ve Ingiltere arasında diplomatik kriz yaratsa da AB ve İngiltere ortak çıkarları ve güvenlikleri açısından ilişkilerini yeni temeller üzerine kuracaklardır. Birçok AB ülkesi, başta Polonya olmak üzere (916 bin Polonyalı İngiltere'nin en büyük göçmen nüfusunu oluşturuyor), ingiltere ile ikili müzakere prensibi çerçevesinde  diplomatik ilişkilerini yeni temeller üzerine inşa etmeye başladılar.

EurasiaDiary © İçeriğin yayınlanması için hiperlink kullanılmalı.

Bizi takip edin:
Twitter: @EurasiaTurk
Facebook: EurasiaTurkiye


loading...