14 Aralık, Perşembe


Şenocak : ABD’nin Türkiye’ye uyguladığı ambargo kendini aklamak için kullandığı diplomatik şantajdir - ÖZEL

Uzman görüşü

A- A A+

Paris Üniversitesi Diplomatik ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Kültürel Diplomasi Kürsü Başkanı Doç. Dr. Naciye Selin Şenocak, Twrkiye ve ABD arasında yaşanan vize krizini Eurasia Diary için değerlendirdi.

Türkiye ve ABD ilişkileri 17-25 Aralık operasyonları , 15 Temmuz darbe girişimi uzun zamandır ABD’nin Suriye’de terör örgütü PKK'nın kolları YPG/PYD’ye desteği, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın korumalarına karşı açılan dava krizi ve Ankara’nın Rusya’dan S-400 füze sistemi alma kararı en son ABD İstanbul Başkonsolosluğu’nda görevli Türk vatandaşının FETÖ davasında casusluk iddiasıyla tutuklanması , Rusya ve İran’la ortak "Idlib Operasyonu" ABD ve Türkiye arasında bugüne kadar iki ülke arasında yaşanmış en büyük diplomatik krize neden olmuştur .

Vize yasağının perde arkasına bakarsak iki önemli neden ortaya çıkmaktadır.

Birincisi,Türkiye’yi bölmeye çalışan ve güvenliğini tehdit eden FETÖ, PKK gibi terör örgütlerinin resmi koruyucusu, destekçisi, onları örgütlendiren ABD’nin Türkiye’de casusluk faaliyetlerinin, örgütlenme şemasının ABD Konsolosluğunda çalışan irtibat görevlisinin tutuklanmasıyla ortaya çıkması karşısında kendini aklamaya çalışmasıdır. Türkiye’de bugüne kadar yapılan darbe girişimlerinin arkasında CIA’nin olduğu kendi resmi verileriyle açıkladıları bir gerçekliktir. Eskiden bu tür operasyonlarda etkin ajanlar kullanılırken, ki halen kullanılmaktadır, özellikle Elçilikler bünyesinde görevliler, yabancı akademisyenler, gazeteciler ve cok uluslu teskilatlarda görevliler (İnsan Hakları Örgütleri vb.) vasıtasıyla yaparken şimdi sosyal medya ile bunu daha az maliyetle, daha hızlı bir şekilde propoganda yaparak, algı operasyonlarıyla bilgiyi manipüle ederek yapmaktadırlar. Arap Baharı olarak adlandırılan Arap dünyasını kana bulayan iç çatışmalarda da sosyal medyada halkı “Kifaya“ diye örgütleyerek yapmışlardır.

İkinci ve en önemli neden ise Türkiye’nin ABD’yi devre dışı bırakarak Rusya ve İran’la ortak Idlib operasyonu'nun ABD’nin bölgedeki Büyük Orta Doğu Projesine (BOP) darbe vurmuş olmasıdır. ABD, her ne kadar Irak’ın kuzeyinde özerk bir Kürt Devleti’ne karşı olduğunu söylese de oluşturdukları bölgesel stratejilerde ve askeri planlar ve operasyonlarda bunun aksi olduğu ortadadır. ABD bölgede PYD/YPG ve PKK’yı silahlandırarak bölgedeki özerk bir Kürt Devleti oluşumu icin yaptığı askeri planlar bu operasyonla sarsılmıştır, ABD satranç tahtasında mat olmuş gözükmektedir.

ABD artık eskisi gibi böl-yönetle, terör örgütleri kurarak ülkeleri iç çatışmalara sürekleyerek bir güç kuramayacağını, Soğuk Savaş’tan kalma, tarihi geçmiş askeri ve diplomatik stratejilerinin yeniden gözden geçirip bölgesel realitelere uygun stratejiler geliştirmelidir aksi taktirde Rusya, Türkiye, Çin gibi yeni bölgesel güçlerin ortaklığı karşısında tüm güvenilirliğini ve gücünü yitirecektir.

ABD’nin, NATO müteffiki, stratejik ortak olarak, NATO’nun 5. maddesinin gerekliliği uyarınca Türkiye’nin güvenliğini tehdit eden terör örgutlerini destekleyip, örgütlemek yerine terör örgütlerinin yok edilmesi için ortak mücadele etmesi gerekmektedir.

Türkiye’nin kararlı duruşu yeni stratejik ortaklıkları ABD’de tehdit olarak algılanmaktadır. ABD ve Türkiye arasında yaşanılan bu kriz daha ciddi diplomatik krizlere neden olabilir, özellikle finansal istihbarat açısından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdogan’ı doğrudan hedef alacak atılımlar büyük bir tehdit unsuru oluşturabilir, bu konuda Türkiye’nin temkinli olması ve Dünya kamuoyunu Türkiye aleyhinde yapılan bu müdahaleler karşısında bilgilendirilmesi gerekmektedir.

ABD ve Türkiye arasındaki bu kriz her iki tarafa zarar vermeyecek şekilde ortak akılla aşılması Dünya'daki barışın temini ve bölgesel istikrar, güvenlik açısından çok önemlidir .

EurasiaDiary © İçeriğin yayınlanması için hiperlink kullanılmalı.

Bizi takip edin:
Twitter: @EurasiaTurk
Facebook: EurasiaTurkiye


loading...